| | Üretsiz Blog oluştur

turkıshrap

Roka "Rapstar Hakkında "



Herkese saygı ve selamlar. Hemen konuya gelmek istiyorum aslında bu açıklamaları yapması gereken kişi ben değilim ancak Ceza'nın bu son haftaki yoğunluğu hem zihinsel,hem bedensel yorgunluğu sebebi ile çok merak edilen bazı konuları açığa kavuşturmak görevini üstlendim.

Tahmin edebileceğiniz gibi konu rapstar ve konuya derinlemesine girmeden önce yapacağım açıklamalarda en ufak bir yalan olmayacağına dair namusum,şerefim,dinim,kitabım,annem,babam ve tüm sevdiklerim üzerine gönül rahatlığı ile yemin edebilirim. Böyle yemin ediyorum çünkü bana gerçekten inanmanız gerek yoksa gerçekten yazık olur.

En başından başlamam gerekir ise bu program için Ceza’ya teklif gelmesi  2 sene öncesine dayanıyor ancak teklife sıcak bakmadığı için ne format ne de başka bir şey hakkında bilgimiz hiç olmadı. Geçen ay programın artık başlayacağı kesinleştiğinde özellikle workshop taleplerini fazlası ile karşılayabileceği ve Türkçe rapin güzel bir şekilde temsil edilebileceği düşünceleri ve tamamen sahiplenme duyguları ile yola koyulmaya karar verdik ve son anda anlaşmaya vardık çünkü anlaşmaya göre Ceza ne isterse o olacaktı bu yüzden her şeyin istediğimiz gibi olabilir en azından Trap güzel temsil edilir diye düşünerek daha doğrusu bu şekilde ikna edilerek anlaşmaya vardık ve Ceza o hafta makine gibi birkaç tv programına çıkıp bazı hazırlıklar için Berlin'e gitmek zorunda kaldı  ve cuma günü hava alanından direk olarak programa geldi ve hayatında ilk defa böyle bir şey içerisinde bulundu.

Sizler her ne kadar şaşkınlık içerisinde izlediyseniz bilin ki orada ceza daha büyük hayretler içerisindeydi,beni soracak olursanız büyük hayal kırıklığı yaşadığımı gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Mesela yerli plaka berbat bir albüm diyen bir adam bana göre ya karalama niyetindedir ya da Yerli Plaka için hazır halde değildir, çok küçük bir ihtimalle de takıntılı bir tip olabilir diye düşünürüm ama bu programa berbat dendiği zaman, bu adamlar kıskanç diyip işin içinden çıkmak polyanacılık oynamak gibi bir şey olur. Eleştirilerin çoğu çok mantıklı ve malesef kötü tesadüfler ve bizlerin tv dünyasında profesyonel olmayışımız,iyi organize olamama ve çok kısıtlı zaman yüzünden gerçekten hiç hayal etmediğimiz bir ilk bölüm izledik ama Ceza, Fuat ve Funky C malesef bu sürprizi bizzat yerinde canlı izlediler ;)

Gönül isterdi ki en az 1 ay vaktimiz olsun, 13 haftanın en az 10 haftasını bizler çoktan yazıp çizmiş olsaydık..vs sonuç olarak izlediğimiz program tamamen Ceza'nın sizlere anlatmak istediğini kanıtlamış oldu.sonuçta bu program yapılacaktı ve bizler üstlenmez,sahip çıkmazsak ortaya iyi bir şey çıkmayacaktı diye düşünmüştük ve tamamen bu oldu.bugün 2. si yapılacak olan programa malesef henüz Ceza,Fuat ve Funky C eli henüz hiç değmemiştir.

Çarşamba günü  ilk defa bir toplantı yaptık yapımcılar ve yönetmenlerle bende oradaydım ve düşündüm keşke yanımda bir kamera olsaydı ve bütün muhabbeti çekip sizlere izletebilseydim böylelikle yeminler ederek başladığım bu uzun yazıyı yazmama hiç gerek kalmazdı.

Öncelikle şunu söylemek istiyorum yapımcılar ve yönetmen..vs bu iş kötü niyetli insanların elinde değil,onlar da rapten etkilenmiş ve daha çok bilinmesi gerektiğini düşünen insanlar  ama malumunuz aslında rap ile ilgili bilgisizliklerinin de bilincindeler. Mesela yapımcılardan biri rapi ilk defa Ceza  Candan Erçetin düetinde sevip beğendiği için programın böyle bir formatta olmasını hayal etmiş ve kanala da bu şekilde kabul ettirmiş. Kanal kesinlikle sadece rapi kabul etmemiş ama türk müziğinin çoğunlukla aşk şarkılarından oluştuğunu ve bir rapçi adayının her hafta aşk sözleri yazamayacağını, bu formatın bizi yansıtamayacağını daha yeni yeni anladılar yaptığımız toplantıda ve  bir yandan Ceza’ya ''sen ne istersen o olacak deniyor''  ama format konusunda bazı değişiklikleri yani düet kısımlarını iptal etme konusunda kanal yüzünden çaresizler. Şimdilik düetler sadece nakarata düşürüldü ama zamanla her şey rayına oturdukça son haftalara doğru ya da umarım çok daha önce bu düet bölümlerine son verilecektir ama biz en azından bir düet bir de tek başına performans sergilemeleri konusunda şimdiden ikna ettik bile. Bunların dışında sizlerin de ilginç fikirleri ve yoğun taleplerine göre istediğimiz kadar güzel sürprizler ekleyebiliriz. her şeyin çok daha güzel olması için birçok değişiklikler yapıldı (özellikle ses ve teknik konularda) ve yapılmaya devam edecek, her hafta biraz daha güzelleşecek diye düşünmekteyiz. Ses sistemindeki hatalardan tutun dekora ve en önemlisi program akışı ve çocukların performanslarına kadar umarım çok hızlı gelişmeler olacak.

Her hafta underground’tan sağlam mc lerimizi tanıtabileceğimiz, underground, amatör ve overground mclerin farkını gösterebileceğimiz, break dance gösterileri,eğitici bölümler.. vs birçok şey ekleyip güzelleştirebileceğimiz bir program olacak.

Sonuç olarak bu işe sıfırdan bile başlamış olmuyoruz malesef eksilerden alıp çıkartmak durumundayız.Aslında ceza dün toplantıya ''benim anlaşmamı feshedin'' cümleleri ile başlamış olsa bile sonuçta bunun da çaresiz girilmesi gereken bir savaş olduğunu yavaş yavaş o da sindirmek durumunda kaldı. Eğer seçilen arkadaşların bazıları yarışmadan çekilmeselerdi çok daha güzel performanslar izleyecektik en azından rap olan kısımlarda hepimiz daha fazla gururlanabilirdik, şimdi Ceza, Fuat ve Funky C de bu işi bıraksa, diğer genç arkadaşlar gibi kendi kariyerlerini ön planda tutsa ve kenara geçip sizler gibi sadece eleştirse topyekün ihanet etmiş olamayacakmıyız bu Türkçe rap denen olaya? Sonuçta sizlere verilen bir şans yok yani sizler programı değiştiremezsiniz yani yetkiniz yok bu yüzden gönül rahatlığı ile eleştirebilirsiniz ama bu adamlara bu işi adam gibi yapma fırsatı verildi ve sırtlarını dönmeleri çok açık bir ihanet olurdu.bunu zaten izlediğiniz programda gördünüz,bu işe sahip çıkılması şart!

Niyetimiz gerçekten çok iyi bu programı daha çok ünlü olabilmek niyetiyle de kabul etmedik asla ve asla aksine 2 senedir olumsuz düşünmemizin en büyük nedenlerinden biri her hafta tv de olmaktı,Ceza tv'ye çıkmaktan çok hoşlanan bir adam değil, bunu çıktığı programlarda fazlası ile belli ediyor zaten durgunluğu ile. Geçen aylarda makina açılış programı dahil birkaç programa  yeni albüm yok çıkıp ne anlatacağım diye katılmadı, bomba plak çıkana kadar da gözükmedi bir yerde.Ceza yı tv lerde birçok kez izleyip hala böyle bir adammış gibi görebilenlere hayret ediyorum gerçekten.

Biraz karışık ilerliyorum aklıma geleni yazdım ama umarım anlamışsınızdır yani bu program ceza nın sizlere bahsettiği, hayalini kurduğumuz şeylerin %10 unu bile barındırmıyor, aksine sizlere bu işi biz yapmazsak sonuçlarının kötü olacağı anlattığı yazısındaki formatı izledik adeta ve inanın sizlere dokunan şeyler  bizlere batıyor ama Türkiye'de rapin durumu malum cuma gecesi birçok renkli programla mücadele edebilecek kadar popülerliği yok, yarışmacıların birkaçı hariç performansları sizler de izlediniz zaten,çok kısıtlı zamanları olması ve alakasız kişilerin yönlendirmelerine maruz kalmaları da cabası.tüm bu aksilik ve yanlışlıkların düzeltilmesi ve programın gerçek kalitesine ulaşabilmesi birkaç hafta alabilir çünkü anlattığım gibi biz bu işi gerçekten son anda üstlendik.

Sibel Tüzün hakkında da bir iki şey söyleyeceğim,öncelikle Sibel hanımın jüride olması tabiki rap hakkındaki engin bilgilere sahip olması değil ama şu da bir gerçektir ki rap müziği sadece rapçiler dinlemiyorlar. Ceza için bunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz onu dinleyen çok farklı tarzlardan insanlar var belki rap in r sini bilmezler ama Ceza dinlemekten keyif alır veya Fuat veya X mc. Sibel Tüzün öyle medya maymunu olmuş bir sanatçı da değil, onun yerine şu daha baba olurdu diyebilirsiniz elbette çok daha uygun birileri olabilir ama rapçi olmaması orada yapılan performansı eleştiremeyeceği manasına gelmez. Mesela Sibel Tüzün ün bir yarışmacı için ''tüm sözlerini kelime kelime, tane tane anladım''  demesi Ceza,Fuat veya Funky C'nin böyle bir yorum yapmasından daha önemli veya Sibel Tüzün ''tek kelime anlamadım, hiç zevk alamadım yaptığın işten'' dediğinde bu tv başındaki yüz binler ya da milyonların fikri olacaktır aynı zamanda yani inanın bu format için sayılacak hatalar ve yanlışlıklar arasında rapçi olmayan bir jüri gayet mantıklı bile.

Neyse dürüstçe ifade etmem gerekir ise ben bu akşam için de hayalini kurduğumuz programı izleyebileceğimizi sanmıyorum.Dediğim gibi daha ilk toplantımızı çarşamba günü yapabildik ve bu çok kısıtlı zamanda henüz bir şeyler yapabilme fırsatımız olmadı. Sizler bu yarışma fikrini bizim gibi olmuş düşüncelerle karşıladınız ilk olarak ama sonrasında yapılan açıklamalar sonucu bu durumu lehimize çevirebileceğimize inandınız çünkü Ceza yazdığı yazıda gerçekten samimiydi ve bunu sizler de çok iyi hissedebildiniz ve gördüğüm kadarıyla genel olarak güzel düşüncelerinizle destek verdiniz bu yüzden beklentileriniz suya düştü ve hayal kırıklığı yaşadınız ama bu konuda hemfikir ve topyekün maduruz. Yani genel olarak düşüncelerimiz aynı sayılır. hatta yarışmanın yapımcılarından biri dönüp '' siz sitelerde yazı yazmaktan başka bir şey bilmeyen,albüm bile satın almayan çoluk çocuğun laflarına bakmayın'' dediğinde. O zaman bizler de sitelerde yazı yazmaktan başka bir şey bilmeyen,albüm bile satın almayan çocuklarız olmalıyız ki, o çocuklar ile aynı şeyleri düşünüyoruz manasında şeyler söyledik.

Tüm bunların dışında  ben çoğunuzun bu konuda iyi niyetli ve desteklemek konusunda da hevesli olduğunuzu biliyorum,bunu Ceza'nın yazısından sonra yaptığınız yorumlarda gördük bu yüzden sizlerden ricam efendiliğinizi bozmayınız. Lütfen ama lütfen sizler kadar madur olduğumuza da tüm kalbinizle inanın,reyting bizim işimiz değil bize kalsa sadece rapçiler,rap'e ilgi duyan veya merak edenler ve onların aileleri görse yeter sonuçta bilgi halk arasında yayılır ama kanallar reklamlara ve dolayısı ile reytinge bağımlılar desek yeridir ama biz elimizden geleni yapacağız söz vermeye bile gerek yok çünkü yapmak zorunda hissediyoruz zaten hepimiz.Bence tepkileriniz en başından beri çok olağan ilerliyor o yüzden programa bizlerin katkıları arttıkça umuyorum sizler de her geçen hafta daha fazla doyum bulacaksınız. her hafta için ayrı ayrı yayın akışı hazırlanıyor, sizlerin fikirlerinden de beslenebilmemiz mümkündür, bu yüzden yapıcı ve fikir verebilecek eleştirilerinizi daha fazla bekliyoruz, kötü olan şeyleri bizler de gördük zaten geç de olsa. Umarım beni anlamışsınızdır sizlerden kayıtsız şartsız,gözünüzü kapatıp sadece destek vermenizi istemiyoruz sadece sabretmenizi rica ediyorum ben kendi adıma. İzlediğiniz programda Ceza,Fuat ve Funky-c nin hiçbir katkısı yoktu,bu hafta da pek verimli geçti diyemeyeceğim ancak önümüzdeki haftalarda onların değerini, bu yarışmayı neden ele almaları gerektiğini umarım en çabuk şekilde anlayabiliriz. Ceza bu işe evet dediğinden beri vermiş olduğunuz desteğe teşekkür eder sonrasında elimizde ve bilgimiz dahilinde olmayan sebeplerden dolayı yaşadığınız hayal kırıklığı için ise üzgün olduğumuzu belirtmek isterim. uzun lafın kısası gelin bir işi de birlikte yapalım, birlik olmayan yerde dirlik olmaz demişler. Samimi olduğumuza, maadur olduğumuza tüm kalbinizle inanın yalanım varsa kellem kopsun!

Sabırla okuyabilen herkesten de
Allah razı olsun!

Son olarak katılıp seçilemeyenler için;

Yarışmaya 15bin civarında katılım olmuş ancak bu katılımlardan çoğu forumlarını eksik veya ciddiyetsiz bir şekilde doldurduğundan veya aile izinleri olmadığı...vs gibi sebeplerden elenmiş ve jüri önüne 150 kişi getirilmiş yani ceza, fuat ve funky sadece 150 mc izledi bunlardan 2 tane bayan mc, adaylar arasında başka bayanlar olmadığı için temsilen olmaları gerektikleri düşüncesi ile belli bir amaca istinaden kayrılmış olabilir ancak geriye kalan 8 yarışmacıdan da bazıları sözleşmeyi kabul etmeyince(saygı duyuyoruz) onların yerine yedekler hatta yedeklerin yedekleri de geçmek durumunda kaldılar ve yarışmacılar da seçilmelerinden 4-5 gün sonra çok hızlı bir şekilde bambaşka bir ortama girmek durumunda kaldılar.seçmeler yapılırken tüm yarışmacıların İstanbul'dan olmamasına da özen gösterildi, son 150 ye kalan adayların çoğu İstanbul'dan olduğu için birçok kişi iyi olmasına rağmen son 10 a kalmaya hak kazanamamış ta olabilir. seçmelerde elenen arkadaşların durumu boş yere gurur meselesi yapmalarına gerek yoktur. Keşke imkan olsaydı 10 yarışmacı da ayrı illerden olsaydı, karadeniz, trakya, ege veya güneydoğu dan gelen belki oraların şivesini kullanan yarışmacılar ..vs olabilirdi. kısacası seçmeler bir yarışma değildi. Katılamayanların hepsi de çok kötüydü diye bir durum yok ve elemeleri Ceza tek başına yapmadı, 4 kişilik jürinin toplam oyları ile seçilen ve elenenler belirlendi yani Ceza tek başına bu kalsın,bu gitsin demedi  o yüzden elenen arkadaşların direk olarak Ceza ya da başka bir jüri üyesine kafayı takmaları da gerekmez.Her işte bir hayır vardır diye düşünmeleri yeterlidir bence. sahip olamadıklarımızın acısını başkalarından çıkarmaya çalışmak çok acizce geliyor bana.

Roka

Ceza Röportajı (Vatan)

beat arşivi bnsohbet ortamı bn

'Delirirsem kurtulacağımı düşünüyorum' Yükselen ben değilim, alçalan duvarlar... Bu sözler son albümü Yerli Plaka’yla çok konuşulan Ceza’ya ait Aynı şarkıya çektiği klipte de şöhret olmayı ama aynı zamanda dibe vurmayı anlatıyor. Şöhretten epey sıkılmış gözüken Ceza (gerçek adıyla Bilgin Özçalkan) ile müziğini, psikolojisini ve Sezen Aksu’yla yaptığı düetini konuştuk... - Şöhretli olmak nasıl bir şey? İnsanın adı çıkacağına canı çıksın. Benim için önemli olan müziğimin dinlenmesiydi. Ama tanındıkça dengemi kaybettim. Ben bunu artık taşıyamıyorum. BAZEN EVİMİN KİRASINI BİLE ZOR ÖDÜYORUM - Başına ne geldi ki? İnsanların bana karşı bakışları değişmeye başladı. Herkes beni 50 Cent, Eminem gibi yaşıyor zannediyor. O adamlar milyonlarca doların içinde yaşarken ben evimin kirasını kimi zaman zor ödüyorum. Aileme bakıyorum. Bu ülkedeki beyinsiz insanların aradaki farkı anlaması lazım. Amerika’daki rapçilerle kıyasladıkları zaman milyonlarca sıfır fark var aramızda. - Eminem’le kıyaslanmaktan hoşlanmıyor musun? Ben herkesi ilgilendiren konulardan bahsediyorum. Ama o kadınlarla nasıl yattığını, nasıl uyuşturucu kullandığını anlatıyor. Dolayısıyla beni o adamla kıyasladıkları zaman üzülüyorum. Ama insanlar hâlâ bizi kıyaslıyorlar. O nedenle kendi yaptığım işi buraya göre çok erken görüyorum. ARTIK HERKES BENDEN BİR ŞEYLER BEKLİYOR - Şarkılarında hep bir gönderme var. Çok kızgın gibisin... 15 seneden beri bu hayatta var olmaya çalışıyorum. Amelelik bile yaptım. Bir buçuk senedir kendi paramı kazanabiliyorum. Hayatta her şeyin nasıl yaşandığını kimse bilmiyor. Şimdi reklamlarda oynadığım için eleştiriliyorum. Eskiden ben de tiyatrocular reklamlarda oynadıkları zaman eleştirirdim. Ama insan maddi anlamda zora düştüğünde o insanları anlayabiliyor. Ayrıca artık çok yoruldum. Herkesin benden bir beklentisi var. En yakındaki dostumun bile ikinci kelimesi benden bir şeyler istemek oluyor. - Şöhret böyle bir şey mi? Evet ama ben hâlâ sokaklarda yaşıyorum. O magazinel insanlar gibi evden kulübe ya da bardan bara giden biri değilim. Sonuçta her an her yerde beni görebilirsiniz. Ama herkesin benden bir şeyler istemesi bana zarar veriyor. Bazen delirirsem tüm bunlardan kurtulurum diye düşünüyorum. - Beş yıl önce nasıl bir Ceza vardı? Beş yıl önce daha heyecanlıydım. Şimdi daha çok stresliyim. Eskiden hayal kuruyordum. Şimdi yoğunluktan plan yapmak zorundayım. Her an karamsarlık içinde yaşıyorum. - Aslında hayatın güzel gidiyor. Neden bu kadar karamsarlaştın? Dışarıdan öyle görünüyor. Ben çok duygusal bir insanım. Sinirli olmasını da, ağlamasını da biliyorum. Ama annem vefat ettikten sonra toparlayamadım kendimi. - Anneni kaybettikten sonra sesin kısıldı ve bir süre şarkı söyleyemedin. Neler hissettin? Yoğun stres ve yanlış beslenmeden dolayı ses tellerim zarar gördü. Yapabildiğim en iyi şey rap yapmak ama enerjimi dışarı yansıtamadım. Sesimi kaybedeceğimi zannettim. Gerçekten ölesiye korktum. ANNEME DE HEP RAP SÖYLERDİM - Sezen Aksu’yla düet yaptığın şarkı da anne figürü hakim... Biz çok iyi anlaşırdık. Ona rap söylerdim ama hiçbir konserime gelemedi. Buna çok üzgünüm. “Gelsin hayat bildiği gibi” şarkısında annemle ilişkimi anlatıyorum. O şarkıyı yazar yazmaz Sezen Aksu’ya koştum. Çünkü annemi anlattığım şarkıma onun da eli değisin istedim. O da kabul etti ve beni kırmayarak nakaratı yazdı. - Asosyalim diyorsun ama yaptığın iş sosyal olmanı gerektirmiyor mu? Kesinlikle. Ama ben belgeseller izliyorum, ansiklopedileri ve sözlükleri karıştırıyorum. İlginç kelimeler bulmaya çalışıyorum. Ben asosyal yetiştim. Hep çalışmak zorundaydım. Hayatımda gittiğim ilk konser kendi konserimdi. Topu topu 2 defa tatil yaptım. Bir buçuk yıldır biraz iyi yaşıyorum. Kendimi iş dışında eve kapatıyorum ve arkadaşlarımla playstation oynuyorum. - Şarkılarını gece daha rahat yazdığını söylüyorsun. Neden? Eskiden rahatça gidebildiğim yerlere şimdi gidemiyorum. İnsanlar benimle Bilgin olarak değil Ceza olarak konuşuyor. Sorumluluğumdan dolayı da kendimi rahat hissedemiyorum. Gece kimsenin beni rahatsız etmediği bir ortam oluyor ve sessizlikte yazıyorum. Neyzen Tevfik’ten ilham alıyorum - İdealist misin? İdealin varsa bunu gerçekleştirmen gerekiyor. Ben Neyzen Tevfik’ten çok ilham alıyorum. Eğer benim hayatımda insanlar olmasa hiçbir şey umrumda değil, artık kendim için hiçbir şey yapmıyorum. - Peki aşk hayatın nasıl? Liseye gidene kadar hiç sevgilim olmadı. O dönem çok çekingendim. Kızların karşısında konuşamazdım. Ama şimdi aklımın ucuna gelmeyecek mankenler ve şarkıcılar telefonuma benimle birlikte olmak için mesaj atıyorlar. Gerçi benim onlarla işim olmaz. Çünkü onlar Bilgin’e değil Ceza ismine geliyorlar. Vatan Gazetesi 16.12.2006 Haber: Oya DOĞAN

Ben Bir Günlük Yazmışım! (Hürriyet)

Profesyonel anlamda müziğe başlamadan önce neler yapıyordunuz? Yine müzikle uğraşıyordum. Ama hiçbir zaman albüm çıkarmak gibi bir düşüncem olmadı. Müziğimi yapıp, arkadaşlarıma dinletiyordum, festivallere katılıyordum. Normalde önce albüm yapılır, sonra ilgi çekersin. Bende tam tersi oldu. İlgi çekince albüm yapmaya karar verdim. Albüm yapma fikri olmadan müzikle uğraşmak nasıl bir düşüncedir? Sonuçta bir müzisyen geniş kitlelere ulaşmak istemez mi? 10 sene önceki müzik piyasası benim için çok boğucu bir piyasaydı. Ben de kendi müziğimi kendim yapıp, dinliyordum. Bir de arkadaşlarıma dinletiyordum. Kimseden kötü bir tepki almadım. Ta ki albüm çıkana kadar! Albüm çıkmadan önce şarkılarımı beğenenler, iş ticarete dökülünce eleştirmeye başladılar. Ne gibi eleştiriler geldi kulağınıza? Aslında bu albüm hiçbir eleştiriyi hak etmiyor. Bir albüm insanlar dinlesin diye yapılır, değil mi? Ama bu albümü kendim için yaptım! Baştan sona benim hayatım. Hatta "Bu albüm, benim günlüğüm" diyebilirim. Ben, bir günlük yazmışım. Düz yazı kabiliyetim olmadığı için bunu besteye dökmüşüm. İnsanlar beni niye eleştiriyor? Çünkü herkes böyle bir albüm yapamıyor. Beni de diğerleriyle aynı kefeye koyuyorlar. Tamam, albüm yaptım ve işin içinde ticari bir yön var, bunu kabul ediyorum. Ama geniş kitlelere ulaşmanın tek yolu albüm yapmak. Bugüne kadar hiç hak etmediğimi düşündüğüm eleştiriler, albümü hiç dinlemeden yorum yapanlardan geldi. Bütün albümü bir klibe göre değerlendirip, "Ege Çubukçu sadece eğlence dünyasında dolaşıyor" dediler. Eğlenceli olduğu gibi hüzünlü ya da öğüt veren şarkılarım da var. Belki de insanlar Türkiye’de hep aynı mantıkta, düz giden albümlere alışmışlar. Ben bir insanın 365 gününü anlatıyorum. Bir insanın 365 günü de gece kulüplerinde geçmez. Ayşe Hatun Önal’la bir şarkıda düet yapmıştınız. Yine ünlü isimlerle düet yapmayı düşünüyor musunuz? "Hey DJ" parçasıyla bir oyun yarattım. Kimse bunun farkına varmadı. Mesela ben hayatta "Gecelere akalım" gibi bir cümle kullanmam. Bu tarz eğlenen, böyle konuşan insanlar var. Bu arada benim ve Ayşe Hatun’un aranjörü aynı isim; Erdem Kınay. Onunla konuşurken ortaya böyle bir düet fikri çıkmıştı. Sonuçta şarkıyı ben Ayşe Hatun için yazmadım. Ayşe Hatun şarkıyı ilk dinlediğinde "Taptım ben buna" dedi. Klipte de çok güzel bir enerji verdi. Bu şarkı için en uygun isim oydu. Bundan sonraki işlerde de yine düet yapabilirim. "Gecelere akalım" diyen kesimde yer almıyorsunuz, peki sizin eğlence anlayışınız nedir? Benim için eğlence konserden konsere koşmak, bir de bar programları yapmak... Beni klibime göre değerlendirdiklerini söyledim ya; adam klibinde külüstür bir arabayla çekim yapıyor, ağlıyor, bağırıyor. Çekim bitince son model arabasına atlayıp gidiyor. En azından ben böyle bir tezatlık yaşamıyorum. Kendinizde en çok eleştirdiğiniz yön nedir? Hiçbir huyumu sevmiyorum ki! 0 zaman sevdiğiniz özelliklerinizi söyleyin. İnsanlar, kendilerini yönlendirdiğim konularda bana gayet olumlu geri dönüyorlar. Mesela "Şu filmi izle" dediğim kişi, o filmi çok beğenir. Bunun dışında da hiçbir özelliğimi beğenmem. İleride kendinizi kim gibi görmek istersiniz? Kanye West ve Jay Z benim idollerim. Mesela Jay Z kimseyle hesabı olmayan, işinde hep "en iyi" olarak anılan ve saygı gören bir isim. Ben de onun gibi olmak isterim. Ama tabii önce saygıyı hak etmek gerekiyor! Bugüne dek aşk uğruna yaptığınız en büyük çılgınlık ne oldu? Ailemin istemediği bir insanla beraberdim. Bunun üzerine ailem bir seçim yapmamı istedi. Sevgilimi seçtim. Sonrası hayal kırıklığı... Pınar Yılmazerler 13 Kasım 2006 Hürriyet Kelebek Eki

SIR Röportajı !

Selamlar... 1-) Klasik Soru : Sır grubunu bilmeyenler için Sır kimdir? SIR,2 bayandan (1.c. & pLn) oluşan bir türkçe rap grubudur.98'den beri bu ortamın içindeyiz, 2000de SIR adını alarak çalışmalara başladık.İlk parçalarımız ''Çift Boynuz'' ve ''Number One Wack'' i internete verdik,olumlu tepkiler alınca devam ettik. 2004ten beri party,konser vb. organizasyonlarda sahne alıyoruz. 2-) Bayan mc ler olarak Rap dünyasında ne gibi tepkiler gördünüz ? Biz nete ilk parçamızı verdiğimiz zaman pek bayan mc yoktu.Bayanlar bu işi yapamaz diyenler oldu. Gerçi bunu söyleyenlerin soyu tükenmedi hala ama :) Zamanla bayan mc ler arttıkça destek de arttı.Şu an oldukça iyi tepkiler alıyoruz,en güzeli de eskisi gibi ''bayan mc'' sıfatı pek kullanılmıyor,artık kız-erkek ayrımı aşıldı,doğru olan da bu.. 3-) Şu sıralar türkçe rap için neler yapmaktasınız ? İkimiz de okuduğumuz için şu sıralar pek aktif olamıyoruz.İmkan oldukça yeni parçalar yapıyoruz,bunları değerlendiriyoruz.Yeni projelerimiz var onları planlıyoruz,ilk fırsatta bu projeleri hayata geçireceğiz.. 4-) Albüm vs. çalışmalarınız varmı ? ''Aramızda Kalsın'' isimli ilk underground albümümüzü bu yaz çıkardık,şimdi 2.albüm hazırlıklarına başladık, farklı tarzlar da deneyeceğiz bu albümde.2007 başında çıkarmayı diye düşünüyoruz. 5-) Sizce türkçe rap olması gereken yerdemi ? Daha iyi bir konumda olabilirdi tabi ama şu anki yerini de küçümsememek gerek.Birkaç sene öncesine bakarsak oldukça gelişme gösterdi,artık insanlar türkçe rap e daha olumlu yaklaşıyor. 6-) Diğer bayan MC'lerle aranız nasıl ? Gayet iyi.Hiçbir bayan ''MC''yle sorunumuz yok.;) Özellikle destek oluyoruz elimizden geldiğince.Hatta dikkat ederseniz şu zamana kadar olan feat.lerimiz hep bayanlarla. 7-) Az da olsa TV/Radyo/Gazete ler rap'i ön plana almış bulunmakta, nasıl değerlendiriyorsunuz ? Medyanın artık rap i de kabul etmesi bizi memnun ediyor tabi.Biraz underground un dışına çıkmak,rap in sesini duyurmak güzel elbette.Ama fazla da abartmamak gerek diye düşünüyoruz,ki rap anlamını yitirmesin. 8-) Bir rap dinleyicisi olarak kimleri dinlersiniz ? Olay soru :) Oyumuz çekimser,reklam yapmayalım :) 9-) Kimlerle feat yapmak isterdiniz ? Feat. yapmak istediğimiz isimlerle ilerleyen zamanlarda çalışmalarımız olacak zaten,o zaman öğrenirsiniz. 10-) Rap'e yeni başlamış arkadaşlara ne gibi tavsiyeleriniz var ? Kimseye kolay kolay güvenmesinler,kimsenin gazına gelmesinler,2.günde evlerine mikrofon alıp albüm yapmasınlar, gereksiz disslerle vakit kaybetmesinler,iyi bir noktaya gelebilmek için kimseye yalakalık yapmasınlar.. Uzar böyle.. Son olarak da yetenek yoksa başlamadan bıraksınlar.. Biraz sert oldu ama bu ortam böyle alışsınlar ;) 11-) Röportaj için çok teşekürler, Son söz sizde... Biz teşekkür ederiz ilginiz için.İyi dilekler yok bu sefer herkes baksın kendi işine ;) Saygılar hakedene..

Sirhot Röportajı !

Selamlar Sirhot... 1. Türkçe Rap'in gidişatinı nasıl bulmaktasınız ? Hizli guzel fakat tamamen yanlis yone dogru. 2. Yeni albüm vs. çalışmalarınız varmı ? En son yeni Jonturke bi album yaptim onun disinda bu aralar album yapmayi dusunmuyorum vaktimde olmuyor zaten kendi Albumume calisiyorum yakinda bitmek uzere az kaldi 3. Ne zamandan beri raple ilgilenmektesiniz ? Neden Rap ? 13 yasimdan beri, rap disinda kulagima hos gelen baska muziklerde dinlerim ama en cok rap cunku en cok rapi seviyorum 4. Kimlerle çalıştınız bu zamana kadar ? Iste Turkiye rap piyasasinda taninmis kim varsa hepsiyle calistim. 5. Kimleri dinlersiniz müzikal anlamda beğendiklerin kimler sadece Rap mi var senin için? Kim olarak degil sahis olarak bakmiyorum begendigim sarki olarak bakiyorum olaya, hangi parca guzelse dinlerim kim soylemis olursa olsun. Ama turkce rap pek dinlemiyorum yabanci rap dinliyorum. Fransiz alman american karisik. 6. Rap'te genelde hangi konulara ağırlık vermektesiniz ? Özel bir konu var mı sizin için ? Hayir yok yaptigim muzik bittikten sonra dinlerken ne hissettiriyorsa ona gore yaziyorum genelde. 7. Rap dışında nelerle uğraşmaktasınız? Nelerden hoşlanmazsınız ? Neleri seversiniz ? Film sinema baska pek hoslandigim bisey yok disko bar gece hayati icki sevmem. 8. Yeni nesilden kimleri beğenmektesiniz ? Bana gelen demolarda baya iyi seyler cikmaya basladi eskiden hic yoktu bu kadar, gercekten tebrik ediyorum baya gelistirdiler kendilerini cok guzel sarkilar cikiyor ortaya elime gectikce dinliyorum ozel bi isim bilmiyorum aklimda yok suan ama guzel seyler var. 9. Ortalıkta diss savaşı var. Bu kadar iyi mc lerin birbirlerine girmesini nasıl değerlendirmektesiniz ? Buyuyunce hepsi gecicek bunlarin biraz sabretsinler diyorum. 10. Röportaj için teşekkür ederiz. Son söz sizde ? Hayir son soz bende degil suanda simdilik… basarilar hepinize iyi calismalar arkadaslar..

Karambol Röportajı !

1-) Ne zamandan beri rap ile ilgileniyorsunuz, neden rap ? Uzun zamandır rap dinliyoruz ama üretime 2005 yılında başladık! Cartel Karakan Erci e gibi isimleri dinleyerek başladık ve hala büyük bi zevkle dinliyoruz. Yeni yeni herşey rayına oturdu! Artık daha saglam projeler ve kaliteli işlerle göz önünde bulunacaz! Neden rap ise; Müzigi seviyoruz ve müzik olarakta en samimi olanı rap! Lirik açısından diger tarzlardan kat kat üstün ve yaşam tarzımız. 2-) Sizi çekemeyenler var mı , onlara birşey demek ister misiniz? Tabiki çekemezlik vss oluyor ama bunlar önemli degil! Biz işimize bakarız! 3-) İlk kayıtınızı nerde yaptınız ? İlk kaydımızı evde çubuk mikrofonla yaptık:) Çok igren bişidi! Ama yinede bizi heycanlandırmıştı:))) 4-) Sizce en iyi ve kötü; grup, mc, albüm, şarkı hangisi ? En kötü grup: BLOKE En kötü mc: FUAT En kötü albüm: HER AYIN ELEMANI En kötü parça: GERİ GELDİ 5-)Sizce Arabesk Rap flow rapin önüne geçer mi ? Geçemez de! Arabesk rap de olması lazım! Sonuçta stil ve Türk kültürüne uyuyur + rap dinlemiyen adamlar bile rapi tanıyor 6-) Amatör rapçiler hakkında ne düşünüyorsunuz ? Türkiyede herkezin yaptıgı iş amatör zaten! Ancak herkez zamanla gelişim standarlarını artırıyor! 7-) Ceza ve Sagopa Kajmer hakkında neler düşünyorsunuz ? Tamamen reklam + kişilksizlik! 8-) Ceza mı Sagopa Kajmer mi ? İkiside bence degil! 9-) Rap denince aklınıza ilk gelen isim nedir ? Tabiki CARTEL KARAKAN KİNG SİZE TERROR ERCİ E ve tabiki ilk türkçe sözlü yapan abimiz ALPER AGA!!! 10-) Dinleyicilerinize bişey demek ister misiniz ? BOMBA GİBİ GELİYORUZ!!! Raptetek ailesi olarak Rap hayatınızda başarılar dileriz

SirMC Röportajı ve Bir Track !

1-) Öncelikle Gercek Adınızı Öğrenebilirmiyiz? Mehmet. 2-) Seni Tanımayanlar İçin SırMc Kimdir ? Herkese selamlar , ben İzmir/Karşıyaka'dan SiRmC aka SMYRNA.1986 doğumluyum Erzurum doğumluyum 6 yaşından beri İzmir/Karşıyaka da yaşamaktayım. 3-) Ne zamandan beri rap ile ilgileniyorsunuz, neden rap ? Hiphop müziği ile 1995 yılında tanıştım,yaklaşık 2 senedir,kayıt,beat ve lirik yazarak hipop müziği ile tamamen iç içeyim...Neden rap ,çünkü kendimi en iyi şekilde ifade ettiren tek kültür bu HİPHOP!!! 4-) Sizi çekemeyenler var mı , onlara birşey demek ister misiniz? Çekemeyen olucaktır tabiki, şunu unutmaki hayatta her zaman başarılı kişiler çekilmez,beni herkes dinlesin demiyorum müziğimi beğenmeyende olucaktır tabiki ama sadece saygı duymalarını istiyorum,saygıda duymuyolarsa hepsine F**k!!! 5-) İlk kayıdınızı nerde yaptınız ? İlk kayıdım "hilli fincan" adlı parça. Bunu Kulaklık mikrofonu ile yapmıştım.Çok amatörce olmuştu ama sıkıldıkça dinliyorum :) Hoşuma gidiyor. 6-) Sizce en iyi ve kötü; grup, mc, albüm, şarkı hangisi ? Kötü tabiri iyi değil.Sonuçta bir emek var şu soruyu şöyle değiştirelim , Başarısız olarak gördüğün dersen eğer,mc sıfatını bile ona yakıştıramıorum ama keko dj akman ! bu kolpa yı dinlemeyin. Albüm olarakda beğenmediğim çok oluyor ama akılda kalan isim olmadı pek. 7-) Sizce Arabesk Rap flow rapin önüne geçer mi ? Bunlar farklı farklı tarz lardır,yani elbetki yelpaze geniş olucakki türkrap i ilerlesin, herkes arabeskrap ya da flex ya da ragga tarzı sevmeye bilir o yüzden yelpaze geniş olursa daha ii olur asla bunlar bir rekabet içinde olamazlar çünkü her tarz sonuç olarak HİPHOP a çıkıor herşey HİPHOP için... 8-) Amatör rapçiler hakkında ne düşünüyorsunuz ? Amatör rapçilere her zaman desteğim sonsuz yeterki üretken olsunlar,çalıntı işler kullanmasnlar,çalıntı tarzlar kullanmasınlar,kendileri gibi olsunlar onlara her zaman desteğim sonsuz gerek beat gerekse studiomu onlara açarım.Türkrrap i birlik ve beraberlikle büyür ancak. 9-) Ceza ve Sagopa Kajmer hakkında neler düşünyorsunuz ? Her iki isimde işini çok başarılı bir şekilde icraa ediyorlar... 10-) Ceza mı Sagopa Kajmer mi ? İkiside Türkiyeye maal olmuş ender mc lerden ikisinide beğeniyorum. 11-) Rap denince aklınıza ilk gelen isim nedir ? 2Pac,twsita... 12-) Dinleyicilerinize son olarak bişey demek ister misiniz ? Türkçe Rap'i Türkçe Rap yapan ve ayakta tutan her zaman sizlersiniz...Lütfen Kaliteli çalışmalara,kaliteli işlere sahip çıkalım.Bu kültür bizim kimsenin harcamasına izin vermeyelim.Rap'le Kalın..... SiRmC aka SMYRNA / smyrna crw... Raptetek ailesi olarak Rap hayatınızda başarılar dileriz

Turkish FameSamatya’da (Hürriyet)

Bilişim Fuarı’nda dans ettiler, Redbull Skate Show’da sahneye çıktılar, Miller Music Factory’den davet aldılar, yaz boyunca Puma’nın organizasyonlarında İstanbul’da İstiklal Caddesi’ne enerji pompaladılar. Takım 34’ün gösterilerini binlerce kişi izliyor. Sadece Türkiye’de değil, yurtdışında hayranları var. Kurucuları bir grup break dansçı. Kendi paralarıyla İstanbul’un Samatya semtinde stüdyo açtılar, Türkiye’nin her yerinden gelen dansçıları ağırlıyorlar. Burası hem antrenman salonu, hem okul. Kendinizi Fame dizisinde gibi hissediyorsunuz; sadece dans konuşuluyor, dans izleniyor, dans ediliyor. Ama ne dans! Bir grup sokak dansçısı kendi paralarıyla depo kiralayıp İstanbul’un Samatya semtinde dans stüdyosu kurdu. Kısa sürede Türkiye’deki bütün break dansçıların dergahı haline gelen stüdyoda 7 gün 24 saat faaliyet var. Trabzon, Kayseri, Bursa, İzmir, Ankara gibi şehir dışından misafir gelen dansçılar bir kıraathanenin alt katındaki bu stüdyoda yatırılıyor. Bakımını, temizliğini kendileri yapıyorlar. Esnafla araları iyi, gürültüden rahatsız olan yok. Masraflar mı? Kurdukları dans ekipleri basket maçlarında, konserlerde, önemli organizasyonlarda şov yapıyor, buradan kazanılan parayla stüdyo döndürülüyor. Stüdyo mütevazı olsa da ayda bin YTL yiyor. Eski bir depo. Mutfağı, banyosu, bir de 100 metrekare dans salonu var. Samatya’da eski İstanbul Birahanesi’nden sağa dönünce Genç Osman Kıraathanesi’nin alt katında. İçeride yaşları 18-23 arasında değişen 20 kadar delikanlı çalışıyor. Samatya’nın gençleri azınlıkta, çoğu Bakırköy, Kadıköy, Beyoğlu, Zeytinburnu gibi semtlerden. Hatta bu akşam Ankara’dan iki de misafir var. Etraf pırıl pırıl. Yerler kareli dans muşambası kaplı, kendilerinin boyadığı duvarlarda etkinlik afişleri, boy aynaları, dansla ilgili tablolar asılı. Girişte, ayakkabıların çıkarılıp dans ayakkabılarının giyildiği yerde, bir bar var. Raflarında içki yerine ödül, plaket ve teşekkür belgeleri duruyor. İçeride sadece bir-iki kişi sigara içiyor, duman yok. Etrafa büyük, pofuduk yer minderlerinden dağıtılmış. En arka tarafta oturma grubu var. Televizyon ve DVD player buraya kurulu. Minderlerin üzerine kurulup, televizyondaki dansları izliyor, tartışıyor, puan veriyorlar. Birbirlerini eleştirip şakalaşıyorlar. Sonra birden gaza geliniyor, sırayla çıkıp figürleri yapıyorlar. Sıradan gözün farkını ayırt edemeyeceği figürlerin bazısı büyük alkış alıyor, bazısına tepki: "Yuh!" Stüdyonun efsane adamı Joker sık sık çevreye müdahale ediyor. Müziği baştan çaldırıyor, hareketi yapanı "Bunu neden kamera karşısında yapamıyorsun" diye azarlıyor. Talimatları hürmetle yerine getiriliyor. Ne de olsa o, buranın beyni, ruhu, her şeyi. Fightclub’daki Tyler Durden (Brad Pitt) gibi bir karakter. "Biz dansa başladığımızda böyle imkanlar yoktu, şimdi başlayanları bir adım önden başlatıyoruz" diyor. Dansçıların gelecekle ilgili farklı hayalleri var. Kimi pilot olmak istiyor, kimi bir gün Almanya’daki dünya şampiyonasına katılmak. Enerjilerini olumlu yönde kullandıkları için, uysal, neşeli ve sağlıklı görünüyorlar. Spor giyiniyorlar, bere ve kolye takıyorlar. Çevreleri geniş, kolay iletişim kuruyorlar, semtlerinde çok popülerler. Katıldıkları her şovdan sonra kendilerine hayran kızlara, yenilerini katıyorlar. İZLE, YAP, TEKRAR İZLE B-boy’ların dergahı 7 gün 24 saat açık. Televizyon da! Ama sadece dans görüntüleri izleniyor. Aynı DVD’leri saatlerce başa sarıp, tekrar izliyorlar. Bunlar ya yabancı dans DVD’leri ya da yarışma ve şovlardan kendi görüntüleri. Bakıyor, tartışıyor, ara verip o pistte o figürleri yapıyor sonra tekrar izlemeye koyuluyorlar. FIGHT CLUB GİBİ Haberleşme yöntemleri Dövüş Kulübü’ndeki gibi. Bir battle-kapışma organizasyonu yapılacağı zaman Türkiye’nin her yerindeki B-boy’lara (breakdansçılara) iki ay öncesinden mail yollanıyor. Adaylar görüntü ve bilgi gönderiyor. Bu verilerin ışığında eşleştirmeler yapılıyor. Battle’lar genelde gündüz yapılıyor, 8-10 saat sürüyor. Bugüne kadar yapılmış en önemli battle’lar Buluşma I, II, III serisi. Sonuncuya bin 400 kişi katıldı. Almanya, Fransa ve İsviçre’den yarışmacı geldi. Dördüncü buluşma mart ayında. Katılımcıların 2 bini geçmesini bekliyorlar. Türkiye’de 3 bin aktif dansçı olduğu tahmin ediliyor. 6-7 bin kadar da takipçi var. Çoğunluk erkek, kızların sayısı 100 civarında. İstanbullu B-boy’lar genelde Taksim’deki Riddım’a takılıyorlar. Yurtdışından www.style2ouf.com, yurtiçinden www.bboymerkezi.com sitesini takip ediyorlar. Bboymerkezi’ni Bursalılar kurdu. Takım 34’ün sitesi www.breakistan.com yenileniyor. TAKIM 34’ÜN TYLER DURDEN’I Joker, Takım 34’ün Tyler Durden’ı. Türkiye’deki bütün B-boy’lar onu tanıyor. Bütün organizasyonlar onun elinden çıkma. Nereye gidileceğine, hangi etkinliğe katılacaklarına, ne yapılmayacağına o karar veriyor. 13 yıldır dansçı. Hálá günde iki saat antrenman yapıyor. Bir grafik tasarım ofisinde çalışıyor. Ailesiyle yaşıyor. Babasının dans konusundaki ilk tepkisi klasik Türk aile reisi gibi olmuş: "Oğlum, kendine sigortalı bir iş bulsana." Fakat, şimdi TV’deki yarışmaları takip ediyorlar. HER ŞEY AVEA REKLAMIYLA BAŞLADI Takım 34, 1996’da Joker (Murat Demirhan, 27) ve üç arkadaşınca kuruldu. Artık ikisi dans etmiyor. Bakırköy’de bir banka önünde dans ediyorlardı. Nedeni parlak ve kaygan taşlarla döşenmiş olması. Bu nedenle, sokakta dans etmeye "bankaönü" diyorlar. Arada fırsat oldukça body-building salonlarında çalışıyorlardı. Burada tanıştıkları abiler sayesinde o zaman meşhur olan 54 (Etiler), Joyport (Mecidiyeköy), Andromeda (Taksim), Paladium (Bakırköy) gibi mekanlara girdiler. Her kulübün kendi dansçı kadrosu vardı. O yüzden işe, sonradan kapışıp yenecekleri kulüp dansçılarından figür çalarak başladılar. Kapışmalar sırasında adları duyuldu. İzmir, Ankara, Bursa, Kayseri, Trabzon gibi şehirlerden battle davetleri geldi. Her gittikleri yerden çevreleri genişlemiş ve biraz daha meşhur döndüler. İki yıl sonra konserlerde, basket maçlarında gösterilere çıkmaya başlamışlardı. Ama asıl sıçrama tahtası Avea’nın 2002’de çektiği danslı TV reklamıyla oldu. Film tam da Joker’in tasarladığı gibiydi. Bir minibüs dolusu dansçı grafiti yapıyor, dans ediyor ve minibüse atlayıp uzaklaşıyordu. Yedi bölüm çekilen filmin etkisi büyük oldu, ilk kez breakdance’ten para kazanılabileceği görüldü. YAKIŞIKLI AMA FAZLA DUYGUSAL İlker Şahinbaş (20) takımın en yakışıklısı ve popüleri. İstanbul, Gaziosmanpaşa çocuğu. Ailesiyle yaşıyor. Pilotluk eğitimi alıyor. Altı yıldır dansçı. Kenan Doğulu, İstanbul Attack ve Tarkan’ın kliplerinde oynadı, konser, şovlarına çıktı. Beresini son beş yılda sadece uyurken çıkardı. Bakmayın cool göründüğüne aslında zırıl zırıl duygusal bir tip. "Kafan ne kadar bozuk olursa olsun dans ederken her şeyi unutuyorsun" diyor. ANKARA’DAN MİSAFİR GELDİ Ozan Karabağ (19) yorgunluktan bayılana kadar çalışacak, tartışacak, kapışacak, gece burada misafir edilip Ankara’ya dönecek. Üniversiteye hazırlanıyor. Üç buçuk yıldır günde 8-10 saat çalışıyor. Ankara’da Pozitif adlı bir dans stüdyosunda işitme engellilere ücretsiz dans öğretiyor. Takım 34’ün TGRT kanalındaki yarışmaya gönderdiği dört kişiden biri. En büyük hayali Almanya’da her yıl düzenlenen Battle Of the Year’a (Yılın Kapışması) katılmak. B-BOY’UN DVD ÇANTASI 1. Honey ve You Got Served filmleri 2. B-boy kültürünü anlatan The Freshest Kids belgeseli B-BOY’UN TOP 10’U 1. Babe Ruth - The Mexican 2. The Incredible Bongo Band - Apache 3. Jimmy Castor Bunch - It’s Just Begun 4. Jackson Five - The Life Of The Party 5. Coke Escovedo - I Wouldnt Change A Thing 6. Electric Indian - Rain dance 7. James Brown - Give It Up Or Turn it Loose 8. Manu Dibango - African Battle 9. JJ Johnson - Across 110th Street 10. Dennis coffey - Theme From Black Belt Jones EN ÖNEMLİ B-BOY ORGANİZASYONLARI 1-Battle of The Year 2-Freestyle Session 3-Redbull BC ONE 4-Redbull Beat Battle 5-UK Bboy Championship Kaynak: Hurriyet.Com.Tr

Ceza Röportajı (Vatan)

'Delirirsem kurtulacağımı düşünüyorum' Yükselen ben değilim, alçalan duvarlar... Bu sözler son albümü Yerli Plaka’yla çok konuşulan Ceza’ya ait Aynı şarkıya çektiği klipte de şöhret olmayı ama aynı zamanda dibe vurmayı anlatıyor. Şöhretten epey sıkılmış gözüken Ceza (gerçek adıyla Bilgin Özçalkan) ile müziğini, psikolojisini ve Sezen Aksu’yla yaptığı düetini konuştuk... - Şöhretli olmak nasıl bir şey? İnsanın adı çıkacağına canı çıksın. Benim için önemli olan müziğimin dinlenmesiydi. Ama tanındıkça dengemi kaybettim. Ben bunu artık taşıyamıyorum. BAZEN EVİMİN KİRASINI BİLE ZOR ÖDÜYORUM - Başına ne geldi ki? İnsanların bana karşı bakışları değişmeye başladı. Herkes beni 50 Cent, Eminem gibi yaşıyor zannediyor. O adamlar milyonlarca doların içinde yaşarken ben evimin kirasını kimi zaman zor ödüyorum. Aileme bakıyorum. Bu ülkedeki beyinsiz insanların aradaki farkı anlaması lazım. Amerika’daki rapçilerle kıyasladıkları zaman milyonlarca sıfır fark var aramızda. - Eminem’le kıyaslanmaktan hoşlanmıyor musun? Ben herkesi ilgilendiren konulardan bahsediyorum. Ama o kadınlarla nasıl yattığını, nasıl uyuşturucu kullandığını anlatıyor. Dolayısıyla beni o adamla kıyasladıkları zaman üzülüyorum. Ama insanlar hâlâ bizi kıyaslıyorlar. O nedenle kendi yaptığım işi buraya göre çok erken görüyorum. ARTIK HERKES BENDEN BİR ŞEYLER BEKLİYOR - Şarkılarında hep bir gönderme var. Çok kızgın gibisin... 15 seneden beri bu hayatta var olmaya çalışıyorum. Amelelik bile yaptım. Bir buçuk senedir kendi paramı kazanabiliyorum. Hayatta her şeyin nasıl yaşandığını kimse bilmiyor. Şimdi reklamlarda oynadığım için eleştiriliyorum. Eskiden ben de tiyatrocular reklamlarda oynadıkları zaman eleştirirdim. Ama insan maddi anlamda zora düştüğünde o insanları anlayabiliyor. Ayrıca artık çok yoruldum. Herkesin benden bir beklentisi var. En yakındaki dostumun bile ikinci kelimesi benden bir şeyler istemek oluyor. - Şöhret böyle bir şey mi? Evet ama ben hâlâ sokaklarda yaşıyorum. O magazinel insanlar gibi evden kulübe ya da bardan bara giden biri değilim. Sonuçta her an her yerde beni görebilirsiniz. Ama herkesin benden bir şeyler istemesi bana zarar veriyor. Bazen delirirsem tüm bunlardan kurtulurum diye düşünüyorum. - Beş yıl önce nasıl bir Ceza vardı? Beş yıl önce daha heyecanlıydım. Şimdi daha çok stresliyim. Eskiden hayal kuruyordum. Şimdi yoğunluktan plan yapmak zorundayım. Her an karamsarlık içinde yaşıyorum. - Aslında hayatın güzel gidiyor. Neden bu kadar karamsarlaştın? Dışarıdan öyle görünüyor. Ben çok duygusal bir insanım. Sinirli olmasını da, ağlamasını da biliyorum. Ama annem vefat ettikten sonra toparlayamadım kendimi. - Anneni kaybettikten sonra sesin kısıldı ve bir süre şarkı söyleyemedin. Neler hissettin? Yoğun stres ve yanlış beslenmeden dolayı ses tellerim zarar gördü. Yapabildiğim en iyi şey rap yapmak ama enerjimi dışarı yansıtamadım. Sesimi kaybedeceğimi zannettim. Gerçekten ölesiye korktum. ANNEME DE HEP RAP SÖYLERDİM - Sezen Aksu’yla düet yaptığın şarkı da anne figürü hakim... Biz çok iyi anlaşırdık. Ona rap söylerdim ama hiçbir konserime gelemedi. Buna çok üzgünüm. “Gelsin hayat bildiği gibi” şarkısında annemle ilişkimi anlatıyorum. O şarkıyı yazar yazmaz Sezen Aksu’ya koştum. Çünkü annemi anlattığım şarkıma onun da eli değisin istedim. O da kabul etti ve beni kırmayarak nakaratı yazdı. - Asosyalim diyorsun ama yaptığın iş sosyal olmanı gerektirmiyor mu? Kesinlikle. Ama ben belgeseller izliyorum, ansiklopedileri ve sözlükleri karıştırıyorum. İlginç kelimeler bulmaya çalışıyorum. Ben asosyal yetiştim. Hep çalışmak zorundaydım. Hayatımda gittiğim ilk konser kendi konserimdi. Topu topu 2 defa tatil yaptım. Bir buçuk yıldır biraz iyi yaşıyorum. Kendimi iş dışında eve kapatıyorum ve arkadaşlarımla playstation oynuyorum. - Şarkılarını gece daha rahat yazdığını söylüyorsun. Neden? Eskiden rahatça gidebildiğim yerlere şimdi gidemiyorum. İnsanlar benimle Bilgin olarak değil Ceza olarak konuşuyor. Sorumluluğumdan dolayı da kendimi rahat hissedemiyorum. Gece kimsenin beni rahatsız etmediği bir ortam oluyor ve sessizlikte yazıyorum. Neyzen Tevfik’ten ilham alıyorum - İdealist misin? İdealin varsa bunu gerçekleştirmen gerekiyor. Ben Neyzen Tevfik’ten çok ilham alıyorum. Eğer benim hayatımda insanlar olmasa hiçbir şey umrumda değil, artık kendim için hiçbir şey yapmıyorum. - Peki aşk hayatın nasıl? Liseye gidene kadar hiç sevgilim olmadı. O dönem çok çekingendim. Kızların karşısında konuşamazdım. Ama şimdi aklımın ucuna gelmeyecek mankenler ve şarkıcılar telefonuma benimle birlikte olmak için mesaj atıyorlar. Gerçi benim onlarla işim olmaz. Çünkü onlar Bilgin’e değil Ceza ismine geliyorlar. Vatan Gazetesi 16.12.2006 Haber: Oya DOĞAN

Sagopa Kajmer & Kolera Röportajı - Cumhuriyet

Sagopa Kajmer ve eşi Kolera'nın Cumhuriyet Gazetesine verdikleri röportajı sizlere sunuyoruz. "Onlar 'Sagopa Kajmer' ve 'Kolera' Rap dünyasının iki büyük ismi üstelik evliler. Aynı müziği dinliyorlar, aynı müziği yapıyolar, hem beraber hemde ayrı ayrı." Onlar 'Sagopa Kajmer' ve 'Kolera' Rap dünyasının iki büyük ismi üstelik evliler. Aynı müziği dinliyorlar, aynı müziği yapıyolar, hem beraber hemde ayrı ayrı. İkisininde hayran kitlesi geniş. Alışılanın aksine küfürden atışmalardan uzak duruyorlar. Kolera en son, Zülfü Livaneli'ye bir sürpriz yaptı ve 'Kan Çiçekleri' parçasını yorumladı... SAGOPA KAJMER Söz yazarlığı konusunda Fars Dili ve Edebiyatı okumanızın etkisi oldu mu ? Ben sadece okumuş olmak için okumadım, çabaladım. Bana kattığı hep kelime ve cümle kurgusu üzerineydi. Okudum ve nasıl cümleler kurmam gerektiğini kendim öğrendim. Hedet kitlem liseliler demiştiniz,bu değiştimi ? Aslında hedef kitlemin küçükler olduğunu sölemiştim. Nedeni çok basit Rapi bende küçükken dinledim ve sevdim. Küçükken başlayan sevgiler genellikle büyüdüğünde tutkuya dönüşür. Ben ilkokulda Rape dahil oldum, halada aynı aşkla içindeyim. Rap müziği atışmalar mı besliyor, siz bu atışmalara nasıl bakıyorsunuz ? Hayır, en azından benim Rapimi beslemiyor. Şu zamanlarda şarkıların yüzde 90'ı saçmasapan atışmalardan küfürleşmelerden ibaret. O nedenle Rap dünyasından kendimi kendi isteğimle dışladım. Evli bir adamım ve başı bos sabahlara kalkmıyorum. Amacım ve ulaşmak istediğim hedeflerim var. Bu saçma kahramanlıklar egolar dipsiz küfürler kişileri ancak zor durumlara mahruz bırakır. Bende sanat sanat içindir nefsim ve egolarım için değil. KOLERA Rap dünyasında kadın olmak nasıl bir şey ? Erkek olmak gibi... Konser verirken bazen en kolay hedef tahtası oluyorsun. Bir de şahsiyetini bilmeden hakkında konuşuyorlar. Nasıl tepkiler alıyorsunuz, dinleyicilerle ilişkiniz nasıl ? Yeni başladıgımda "ay ne sevımlı ses" diye tepkiler alıyordum, çünkü ozaman 14-15 yaşlarındaydım. Şimdi çoğu dinleyicimin ablası yaşındayım. Sesimin onlarla dost olması çok mutlu ediyor beni. Zülfü Livaneli'nin Kan Çicekleri parcasını yorumladınız. Neden bu parçayı seçtiniz? Eski organiızatörümüz TRT'nin Zülfü Livaneli'ye yapmayı planladıgı sürprizden bahsetti, bende seve seve kabul ettim. 'Kan Çicekleri' Sago nun elinden geçince tam bır Rap parcası oldu. Livaneli için de gerçekten büyük bır süprizdi, parcayı dinleyince yüzü güldü, bende mutlu olmasına çok sevindim. Rap camiasında da parca çok sevildi, dinleyicıler mp3 e çevirip her gün dinlediklerini söyluyorlar. MÜZİKTE DE EVDEDE BERABERLER.. Türkiye de rap git gide yaygınlaşıyor, reklamlarda, filmlerde Rap müziği çalıyor. Rap yapan isimlerde popülerleşiyor, dinleyiciler çoğalıyor, yıllar önce yeraltında başlayan furya, yeryüzune çıkıyor. Rapçiler coğaldıkça müziğe özgü atışmalar artıyor, atışmalardakı argo dilin yerini küfürler alıyor. Yinede bunların dışında kalmak isteyen isımler var. 'Sagopa Kajmer' ve 'Kolera'da onlar arasında... Yani 'Yunus' ve 'Esen(Güler)Özyavuz'. Onlar Rap dünyasının bilindik çifti. Evliler, aynı müziği yapıyorlar, aynı müziği icra ediyorlar. Düğetleri de var, ayrı ayrı solo kariyerleride. Onlara birlikteliklerini, Raplerini, Türkiye'deki Rapi ve dahasını konuştuk... Rap le nasıl tanıstınız, sizi çeken yanı neydi? Sagopa Kajmer: 1982 senesinde evdeki pikapları ve kasetleri kurcalayarak. Aile yadigarı Salsoul Records basımı Rappers Delight Maxi plağını çok seviyordum ama dinlediğim şeyin Rap olduğunu yıllar sonra öğrendim. Öğrenince Rap albümlerı almaya başladım. Sekiz yaşımdan 25 yasıma kadar odama kapanıp müzik dinlerdim. Birde break dance yapıyordum, oda yön verdi. Kolera: Böyle durduğuna bakmayın 1991 yılında Türkiye break Dance sampiyonuydu ! Raple sanırım Vanilla Ice sayesinde tanıştım, ama beni ilk harekete geçiren sey rapi Türkce sözlerle dinlemek oldu. Mic Forse'un "Selam" adlı parcasından cok etkilenmiştim, bende denemeye başladım. Rapteki melankoli, coşku, sözlerdeki içtenlik ve gerçeklik duygularıma hıtap edıyordu. İcra etmeye başlayınca da alışkanlığa dönüşüyor. Peki birbirinizle nasıl tanıştınız ? Kolera: Eskiden bende break dance yapıyordum, o sayede tanıştık. Evlisiniz ve aynı müziği icra ediyorsunuz, bu nasıl bir duygu, durum? Sagopa: Sanatçı karı koca ilişkisi çabuk biten diyenler var, önemli olan hayatta anlaşabilmek. Bizde uyum problemi yok. Rapi seven ve icra eden bir eşim var, ne mutlu bana. Bence hersey harika. Kolera: Evet, birbirimize parçalarımızı dinletiyoruz. Mesela ben yaptığım bir parçayı dinletince Sago'nun suratı sarkarsa ben o parçayı hemen siliyorum. Türkiye'deki Rap sizde ne durumda? Sagopa: Bence gerideyiz. İlerlememiz geniş düşünebilmeye idealist ve tutarlı olabilmeye, saygı ve sevgiye bağlı. Gelecekte ne olur bilemem ben işime devam eder, önüme bakarım. Kolera: Halka mal olan Rapperlar küfredince halkda rapi küfür sanıyor. Önceden aileler cocuklarına "dinleme şu serserı müziğini" diyorlardı. Neyseki şimdi onlarda birer dinleyici oldular. Konserlerimize hayli değişik yaş grublarından kişiler geliyor. POLİTİKA DEĞİL, HÜMANİZM... Rap sözlerinde küfürlerin artmasını neye bağlıyorsunuz ? Sagopa: Cahilliğe. Bir şarkıda küfrediyorsun ve o şarkıyı ne annene nede babana nede sevgiline dinletebiliyorsun, olacak iş değil. Onlarca şarkımı içinde küfür var diye söyleyemedim yıllarca, sonra baktımki sahnelere çıkamaz olmuşum. Emeklerde boşa gitmiş. Daha sonra bunun banada dinleyicilerimede yararı olmadığını düşündüm. Değerlere dil uzatılmadığı argoya varım ama küfür ayrı. Amerika'da birçok kişi bu nedenle öldürüldü yada sakat bırakıldı. En bilinen örnekleride 'Tupac Shakur' ve 'Biggy Small'... Rapi protest bir müzik olarak biliyoruz, peki Rapin politik tavrı nasıl tasvir edilebilir, siz politik bir anlayışa sahipmisiniz? Sagopa: 80 lerden 90 ların başına kadar protestti. Sonra yön değişti. 2000ler yazılan derin şiirlere geçti. Görünen o ki ticari Rap akımı akılları farklı yöne çekti. Politik duruş biteli 15 sene oluyor. Gördüğüm kusurları anlatırım diyemem. Hala beni politik tavırda belleyenler var kliplerımden ötürü, halbuki kafamı kaldırdığımda gördüğüm durumu herkes görüyor, bu politika değil, ancak humanizm olabilir. Kolera: Politika beni aşar, ben maneviyat insanıyım, ruhlara dokunurum... Yeni yıldan beklentileriniz neler ? Sagopa: Türkiyenin kaostan kurtulmasını temenni ediyorum. Amaçları olan ve amaçları uğrunda çabalayan herkesin yolu açık olsun...
Google

http://wampirsifen.bloggum.com RapMerkezi.Net Türkçe Rap Merkezi!Pislick* | urban & street wear rap müzik indir